Divan Genel Kurulumuz gerçekleştirildi

Kulübümüzün 46. Olağan Divan Genel Kurulu bugün Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

Genel Kurula Başkanımız Ahmet Ağaoğlu, Genel Sekreterimiz Ömer Sağıroğlu, Başkan Yardımcımız Emin Kahraman, Divan Başkanlık Kurulu Başkanımız Ali Sürmen, Denetleme Kurulu Başkanımız Mahmut Ören, Disiplin Kurulu Başkanımız Haluk Raci Gençosmanoğlu, Sicil Kurulu Başkanımız Osman Çavuşoğlu, Arşiv ve Müze Kurulu Başkanımız Mehmet Salih Uzun ve Divan Yönetim Kurulumuz katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından Divan Genel Sekreteri Mehmet Ongan tarafından Divan Başkanlık Kurulunun faaliyet raporu okundu.

Faaliyet raporunun ardından konuşma yapan Divan Başkanlık Kurulu Başkanımız Ali Sürmen, “Trabzonspor ilk defa böyle günler geçirmiyor. 1995 – 96’da veya 2010 – 11’de ve ondan önce de her şampiyonluğa oynadığı dönemde bir takım ayak oyunları ve hakem oyunlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu defa hem şampiyon olmak için elimizden geleni yapmalıyız, adil bir yarışın sonucunda şampiyonluk gelmiyorsa da kaosa girmemeliyiz. Bunun ön tedbirlerini başkanlar olarak, yöneticiler olarak hazırlamalıyız. Bugün hem şampiyonluğa oynayan bir takım hem de Türkiye Kupası’nın finalini oynayacak bir takım var” dedi.

Kulübümüzün sağlıklı bir yapıya kavuşarak sportif başarının yolunu açtığını belirten Sürmen “Türkiye’de bütün kulüpler yeniden yapılanmanın içerisindeler. Yeniden yapılanma demek iki sene şampiyonluğa oynamamak demektir. Sayın Başkan Ağaoğlu’nun seçilmesiyle beraber Trabzonspor yeniden yapılanmayı gerçekleştirdi ve tüzüğümüzü değiştirdi. Bu hem futbol yapısı yönünden hem de kulübümüzün sağlam temellere oturması yönünden çok önemliydi. UEFA ve TFF’nin istediği finansal taahhütleri biz tüzüğümüzü değiştirerek gerçekleştirmiştik. Bu sağlıklı yapı futbolda başarı ve borçların azalmasını beraberinde getirmiştir. Trabzonspor olarak başarılı bir maç çıkartmadığımız zaman da hiçbir zaman rakip takım eleştirilmemiştir. Ancak hakkımızın yendiği yerde de yönetim olarak haklı tepkiler ortaya konmuştur. Biz bu anlamda yönetim kurulumuzun doğru yönde gittiğini, insanların bu stresli ortamda hata yapma hakkı olduğunu da düşünmek zorundayız. Hedef şampiyonluksa, hedef kupayı almaksa, hedef Trabzonspor’un başarısıysa teferruatlara takılmadan yolumuza devam etmek zorundayız” diye konuştu.

Ali Sürmen’in konuşmasının ardından Başkanımız Ahmet Ağaoğlu söz aldı.

BİZ BÜYÜK BİR CAMİAYIZ!

Başkanımız Ahmet Ağaoğlu,” Divan kurulumuzu her türlü saygıyı hak eden ve bir anlamda da her türlü sıkıntılı durumlarda fikirlerine başvuracağımız bir üst organ, bir üst akıl, bir yüce organ olarak görmüşüzdür. Yönetim anlayışımız bu şekilde devam etmektedir. Kulübümüzün yönetimini genel kurulumuz bize vermiş olsa da görev süremiz boyunca kendi tasarruflarımız doğrultusunda bu kulübü yöneteceğimiz anlamına gelmez. Geçmişte de böyle olmalıydı, gelecekte de böyle olmalı. Biz büyük bir camiayız, 60 kişiden oluşan bir taraftar grubuna sahip değiliz. 10 milyon taraftarı olan bir camiayız. 100 yıla yakın çeşitli kademelerde ve çeşitli kulüplerle Türk futboluna ve Türk sporuna hizmet etmiş bir kulüptür Trabzonspor. O yüzden görevimizin ve sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Divan Kurulumuzla, sivil toplum kuruluşlarıyla, ben ve yönetim kurulumun yanı sıra futbolcularımız ve teknik heyetimizle birlikte vermiş olduğumuz mücadele bizlere büyüklerimizin, önderlerimizin ve bu şehrin futboluna hizmet etmiş Trabzon futbol büyüklerinin bırakmış olduğu emanete olan saygı ve sadakatten kaynaklanmaktadır” dedi.

Başkanımız Ahmet Ağaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü;

SÜREÇ TRABZONSPOR İÇİN BAŞLAMIŞTIR!

“Trabzonspor her zaman kendi rotasını kendisi çizip, o rotada adalete ve haksızlığa karşı dik duruşun sembolü olmuş bir takımdır. Trabzonspor’un elde ettiği hiçbir başarı altın tepside sunulmadı. Kısıtlı imkanlar içerisinde haksızlığa, adaletsizliğe ve adaletsiz olan güce karşı direnişin sembolü olarak verilen bir mücadele neticesinde bu başarılar elde edildi. Ancak geçtiğimiz 20 yıllık süreç içerisinde futbolda adalet kavramının farklı şekilde algılanmasıyla birlikte bir takım kavram kargaşası yaşanmaya başladı. Trabzonspor bu süreçte zorlanmasına rağmen çizgisinden hiç ödün vermedi. Bugün verdiğimiz mücadele de bunun devamıdır. Benzeridir demiyorum, devamıdır! Kulübümüzün, süreç içerisinde birtakım sıkıntılar yaşadığı malumdur. Fakat biz bunların hepsinden ders aldık. Öyle bir yapılandırmanın içerisine girdik ki; buna benzer süreçler asla kulübümüze ve camiamıza zarar veremeyecektir. Süreç Trabzonspor açısından başlamıştır. Trabzonspor futbol takımı, bu sene de sizlerin de malumu olduğu üzere hem kupada hem ligde hem de önümüzdeki yıllarda aynı şekilde zirve savaşını sürekli sürdürecek hale getirebilecek bir yapıya %80 oranında oturmuş durumdadır. İleriye dönük olarak baktığımızda bir daha 96’ları, 2011’den sonraki sıkıntıları yaşamamız asla söz konusu olmayacaktır.”

3 KUPADA HEDEFE YÜRÜYORUZ

“Kulübümüzü yöneten insanlar, kulübü canından öte seven insanlardır. Eğer bu kulübü canınızdan öte severseniz, kulübümüz bu tür sıkıntıları yaşamaz. Kendi düşünceleriniz ve sosyal hayatınızın önüne kulübü koyarsanız, sahip olduğunuz sadakat kulübümüzün sıkıntı yaşamasının önüne geçer. Ben ve yönetim kurulum adına şunu söyleyebilirim ki Trabzonspor bizim için candan ötedir. Biz bu kulüp için canından vazgeçen, hayatına son veren insanların olduğu bir camianın mensubuyuz. Onların sorumluluğu da bizim üzerimizde. Bu uğurda yapılacak olan mücadele de kutsal bir mücadeledir. 76 – 77 sezonundan yıllar sonra 3 kupada hedefe yürüyen bir takımımız var. Heyecanlıyız. Bu kadar büyük bir sorumluluğu yüklendiğiniz anda ve hedefe de bu kadar yaklaştığınız yerde azami gayretle, dikkatle davranıyoruz ve en az hatayı yapmaya çalışıyoruz. Geceler uykusuz geçiyor, bazen saatler geçmiyor. Her şeyin ötesinde ben Allah’a şükrediyorum ki böyle bir süreç içerisinde böyle bir görevde bulunuyorum. Bizlere de bu görevi tebliğ eden Trabzonspor camiasına ve genel kuruluna da şükranlarımı arz ediyorum.”

ONLARIN YERİNDE OLSAM BEN DE RAHATSIZ OLURDUM!

“Herkesin gözü üzerimizde. Çok erken ayağımızın takılması bekleniyordu. Bunu futbolcularımız ve teknik heyetimiz üzerinden denediler. Farklı unsurlar devreye sokarak yapmaya çalıştılar. Gelmiş olduğumuz noktayı farklı birimlerle ilişkilendirmeye çalıştılar ama güneş balçıkla sıvanmaz. Bugün öyle bir noktaya geldik ki; bunların hiçbir tanesinin gerçeği yansıtmadığı, Trabzonspor’un bileğinin gücüyle bu noktaya geldiği ortaya çıktı. Başarıya doğru yürümekte olduğumuz gerçeği doğal olarak birtakım çevreleri rahatsız etti. Onların yerinde olsam ben de rahatsız olurdum. Bir kulüp düşünün 16.5 milyon Euro’luk bütçesiyle şampiyonluğun en büyük adayı, kupanın finalisti. Kendisinden 4-5 kat büyük bütçelerle rakipleriyle mücadele ediyor ve onlardan çok daha başarılı konumda. Oralarda olsaydım ben de rahatsızlık duyardım. Neden ben yapamıyorum da Trabzonspor yapıyor derdim. Çünkü Trabzonspor doğruları yapıyor. Bizim yönetim olarak yaptığımız şey; bu bayrağı, bu noktaya getiren, kulübümüze geçmişte hizmet eden herkesin hatırasına ve emanetine olan saygımızdan ve sorumluluktan kaynaklanmaktadır.”

DAHA FAZLA MOTİVE OLDUK!

“Alanya maçıyla birlikte oluşmuş olan puan kaybı ve oyuncularımız üzerinde yaratacağı olumsuz baskının takip eden maçlara da yansıyacağı yönünde bir görüş vardı. Ben 36 gündür buradayım, tesislerdeyim. 24 saat hocamızla ve oyuncularımızla birlikteyim. İyi ki puan kaybettik demiyorum ama şu anda takımın eskisinden daha fazla bir şekilde motive olduğunu açık ve net bir şekilde söyleyebilirim. Bu konuda psikolojik olarak veya olumsuz bir baskı olarak nitelendirilebilecek herhangi bir şey söz konusu değil. Oyuncuların morali yerinde ve yaşanan olaylardan dolayı da önümüzdeki maçlara çok farklı bir motivasyonla baktıklarını söylemek istiyorum. Hem kupada finalistiz, ligde de oynayacağımız 6 maç var. Zor geçeceğini biliyorduk, bir takım farklı unsurların bu şekilde devreye gireceğinden de beklentimiz vardı ama bu kadar aşırı olacağını tahmin edemiyorduk. Önümüzdeki engel olarak gördüğümüz en önemli maçtı. Oynayacağımız 6 maç sonunda takımımızın ligi zirvede ve şampiyon olarak bitireceğinden en ufak bir endişemiz yok. Türkiye Kupası’nda da finaldeyiz. İnşallah o kupayı da kaptanımızın ve hocamızın ellerinde kaldırmayı Allah bize nasip eder. Sadece bunlar değil daha sonra Süper Kupa ile de bu kupaları taçlandırmak en büyük hedefimiz”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here